‘Uzatma’ baskısı

DIŞ HABERLER – İsrail’de 7 Ekim saldırıları sırasında Hamas’ın askeri kanadı tarafından rehin alınanların serbest bırakılması amacıyla Katar ve Mısır arabuluculuğunda sağlanan anlaşma çerçevesinde belirlenen 4 günlük aranın son gününe girilirken, özellikle İsrail’e bunun uzatılması için baskıların arttığı bildiriliyor.

Cuma ve Cumartesi’nin ardından Pazar günü de taraflar arasında esir takası devam etti. Her ne kadar Cumartesi günü bir aksilik yaşansa da, gerek karşılıklı olarak esir ve mahkumların takasında gerekse de yardım konvoylarının Gazze’ye girişinde büyük sorunlar olmadığı belirtiliyor. Ancak anlaşma süresince Hamas’ın elinde olduğu belirtilen 240 kadar rehineden yaklaşık 50’sinin bırakılacak olması, ülke içinde anlaşmanın ve insani aranın daha da uzatılması yönündeki baskıları da artırıyor. Zira anlaşma, sadece, Hamas’ın bırakacağı her 10 rehineye karşılık insani aranın bir gün daha artırılmasını kapsıyor.

Endişeler var

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan bazı uzmanlar, İsrail içinde baskıların arttığını doğrularken, bunun ordu tarafından kabul görmesinin zor olduğunu, zira daha uzun bir aralığın, Hamas’a toparlanma, yeniden organize olma, silah takviyesi yapma ve sonuçta mücadeleye yol açacağı düşüncesinin baskın geldiğini kaydediyor.

Bununla birlikte İsrail’e uluslararası alanda da baskılar geldiği bir gerçek. Her ne kadar ABD bu konuda İsrail’e destek verse de, Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mecid el Ensari, ateşkes süresinin uzayacağını düşündüğünü söyledi. El Ensari, “Bu 4 günlük anlaşmanın ve rehinelerin serbest bırakılmasının sağladığı ivmenin, bu ateşkesin süresini uzatma imkânı sunacağını ve böylece kalan rehineler için daha ciddi görüşmeler içine girilebileceğini umduklarını” kaydetti. Bakanlık Sözcüsü, Katar’ın üzerinde mutabık kalınan miktardaki insani yardımın Gazze Şeridi’ne ulaşmasının sağlanması için tarafların yanı sıra Mısır ve ABD ile birlikte çalışmayı da sürdüreceğini sözlerine ekledi.

Mısır’dan yapılan açıklamada da, ateşkesin uzatılabileceğine dair olumlu sinyaller alındığı, bunun için taraflarla görüşmelerin sürdürüldüğü vurgulandı. Açıklamada, bunun, Hamas’ın daha çok rehine İsrail’in de daha çok Filistinli tutuklu bırakabileceği anlamına geldiği belirtildi.

AFP’ye konuşan bir başka uzman ise, zamanın İsrail aleyhine işlediğini belirterek, “Bir tarafta tüm rehinelerin silahlı çatışma yoluyla geri alınamayacağını biliyorsunuz, diğer yanda da bu savaşta kazandığınız ivmeyi kaybetmek istemiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Biden-Netanyahu görüştü

ABD Başkanı Joe Biden ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da dün telefonda ateşkesin uzatılmasını görüştü. Netanyahu, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Her 10 rehineye karşılık ateşkesin bir gün uzatılmasını memnuniyetle karşıladığını” belirterek, “Biden’a ateşkesin sonunda İsrail’in tüm gücüyle Gazze operasyonuna devam edeceğini söyledim” ifadelerini kullandı. Hamas ise, daha fazla esirin serbest bırakılması için “insani arayı” uzatmaya çalıştıklarını açıkladı.

Takas devam ediyor

İsrail ile Hamas arasındaki rehine takası dün de devam etti. Hamas, insani ara kapsamında 13 İsrailli, 3 Taylandlı ve 1 Rus esirin serbest bırakılarak Kızılhaç’a teslim edildiği bildirdi. İsrail de karşılığında 39 Filistinli mahkumu serbes bıraktı. Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden, anne ve babası 7 Ekim’deki saldırılarda hayatını kaybeden 4 yaşındaki Amerikalı kızın serbest kaldığını duyurdu. Biden, küçük kızın serbest kaldığını ve İsrail’e ulaştığını kaydetti.

Netahyahu’dan provokasyon

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail-Filistin çatışmalarının başlamasından bu yana ilk kez Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki İsrail birliklerini ziyaret etti. Kask ve çelik yelek giyen Netanyahu, askerlere “kazanana kadar savaşa devam edeceklerini” söyledi. Netahyahu “Sonuna kadar, zafere kadar devam edeceğiz… Hiçbir şey bizi durduramayacak, gücümüz, dayanıklılığımız, kararlılığımız var” dedi.

Washington Post’tan ilginç değerlendirme

ABD merkezli “Washington Post” gazetesi, Gazze’deki savaş bağlamında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Hamas’ın geleceğini masaya yatırırken, her iki tarafın da iktidar dönemlerinin sona eriyor olabileceğini öne sürdü. Hamas’ın en baştan bu yana İsrail’i yok etmeyi hedeflediğini, Netanyahu’nun da 2009’da Hamas’ı yok etmeyi vadederek seçimi kazandığı hatırlatılan yazıda, peş peşe gelen Netanyahu hükümetleri ve Hamas liderlerinin, bu anlamda birbirlerinden fayda sağladıkları iddia edildi. Hamas’ın 7 Ekim saldırılarının ardından İsrail ordusunun Gazze’yi işgal ettiği ve örgütün bölgedeki iktidarını sonlandırdığı kaydedilen yazıda, İsrail’deyse Netanyahu’nun istifa etmesini isteyenlerin oranının yüzde 75’e ulaştığı hatırlatıldı.

Netanyahu ve Hamas arasındaki ilişkiyi inceleyen İsrailli tarihçi Adam Raz, “Hamas bir daha Gazze’de iktidar olamayacak ve Netanyahu’nun da siyasi hayatının sonuna yaklaştığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Gazeteye konuşan siyasi uzmanlar da, Netanyahu’nun Gazze’deki Hamas iktidarını bitirme vaadiyle seçim kazandığını ancak seçim sonrasında tam tersi bir strateji izleyerek Filistinli grupların Gazze ve Batı Şeria yönetimleri olarak ikiye bölünmüş halde kalmasını sağladığını söyledi. İsrailli siyasi analist Dahlia Scheindlin de, “Karşısında birleşik bir liderlik olmaması, Bibi’ye (Netanyahu) barış müzakerelerine devam etmeme fırsatı verdi. Muhatabı olmadığını söyleyebildi” dedi. Adam Raz ise, “Son 10 yılda Netanyahu, Gazze’de Hamas’a zarar verecek her girişimi engellemeye çalıştı” diye konuştu.

Netanyahu hükümetlerinin yıllar içinde Hamas üzerindeki baskıyı hafiflettiğine dikkat çekilen haberde İsrail’in bu yöntemle Hamas’la Filistin Yönetimi arasında gerçekleşebilecek olası bir uzlaşmayı engellemek istediği belirtildi.

PaYLaŞşşş