DOLAR

40,2607$% 0.13

EURO

46,7252% 0.08

STERLİN

53,9495£% 0.21

GRAM ALTIN

4.319,39%0,53

ONS

3.335,86%0,37

BİST100

10.219,67%-0,06

İmsak Vakti a 02:00
İstanbul AÇIK 31°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • Egik.Net
  • bilim
  • Nobel ödüllü Prof. Dr. Morten Meldal: En büyük hata aşırı hırs

Nobel ödüllü Prof. Dr. Morten Meldal: En büyük hata aşırı hırs

Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Morten Meldal, Gebze Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen konferansa katıldı. Yanında taşıdığı Nobel madalyasını öğrencilere...

Haberin Devamı

Danimarka’daki Kopenhag Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi ve Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Morten Meldal, Gebze Teknik Üniversitesinde (GTÜ) düzenlenen konferansta konuştu. Nobelli profesörün konuşmasına öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Salonu dolduran binin üzerindeki gence kendisine Nobel ödülü getiren ‘Klik Kimyası’nı anlatan Prof. Meldal ayrıca onlara tavziyeler ve verdi.

Özellikle Nobel ödülünü aldıktan sonra bilim iletişimini ve gençlerle buluşmayı önemsediğini dile getiren Prof. Meldal, Nobel madalyasını da yanında taşıyordu. Konferans sırasında söz alan lise öğrencisi Ülkem Tenekeci, Nobel ödülüne dokunmak istediğini, bunun çocukluktan beri en büyük hayali olduğunu söyleyince Prof. Meldal onu sahneye davet etti. Sahneye büyük bir heyecanla koşarak giden Ülkem, Nobel’e dokundu ve Prof. Meldal ile tanıştı.

UZAK HEDEFLER YERİNE KÜÇÜK İLERLEMELERKonferans sonrasında Hürriyet’e özel bir röportaj veren Prof. Dr. Morten Meldal başarıya giden yolun engebelerle dolu olduğunu belirterek günümüz eğitim sistemleri ve gençlerin başarıya olan bakış açısı hakkında şunları söyledi:

“Bugün gençler bana gelip bir pozisyon istediklerinde, ilk olarak sahip oldukları becerilere bakıyorum. Artık ezber bilgi o kadar önemli değil; çünkü yapay zekâ, internet gibi araçlar bize bilgiye erişimde yardımcı oluyor. Ama asıl önemli olan, sezgi, zihinde canlandırabilme yeteneği, cesaret. Bunlar bir öğrencide çok değerli özelliklerdir. Ayrıca yaratıcılık ve gözlem yeteneği de çok önemli. Öte yandan gençler, başkalarının ‘önemli’ dediklerini değil, kendilerinin gerçekten önemli bulduğu işleri yapmalı. Çünkü bir işi ya da çalışmayı gerçekten önemsediğimizde onun üzerinde gece gündüz çalışırız. Onunla yaşarız. Bu da başarı getirir. Diğer yandan sonuca değil, sürece odaklanmak gerekir. Eğer tek hedef, Nobel gibi büyük ödüller olursa hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Ama süreci severseniz, zaten doğru yoldasınız demektir. Genç araştırmacıların en büyük hatası aşırı hırslı olmak. Özellikle bu hırs, yapılan işten kopuksa problem yaratır. Uzak hedeflerin baskısı yerine küçük de olsa sürekli ilerlemek esas alınmalı. 

Haberin Devamı

Nobel ödüllü Prof. Dr. Morten Meldal: En büyük hata aşırı hırs

KİMYA DAHA KOLAY ANLAŞILABİLİREğitim sistemleri bilimi gereğinden fazla zorlaştırıyor. Çünkü bunlar hâlâ çok eski yöntemlere dayanıyor. Kimya genellikle iki boyutlu çizimler, formüller ve hesaplamalar üzerinden öğretiliyor. Oysa kimya aslında üç boyutlu bir dünya. Çocuklara kimyayı daha küçük yaşlardan itibaren görselleştirerek, canlandırarak öğretsek; bu dünyayı sezgisel olarak anlayabilirler. Tıpkı çevremizdeki fiziksel dünyayı doğal olarak anladığımız gibi.

KÜRESEL BİR EĞİTİM PLATFORMU OLUŞTURULMALIBunun çözümü ise yine eğitimde. Sadece uzmanlar değil, toplumun tamamı bilinçlenmeli. Bu yüzden çocuklara çok erken yaşta, üç boyutlu ve görsel bir şekilde eğitim verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bununla ilgili önerim, küresel bir eğitim platformu oluşturmak. Videolar, görseller ve yapay zekâ destekli içeriklerle öğrenciler ihtiyaç duydukları bilgiye kolayca ulaşabilir. Bu içerikler farklı dillere çevrilip tüm dünyaya yayılabilir. Bu sadece bilim için değil; çevre, iklim, politika ve hatta toplumsal çatışmaların çözümü için de önemli olabilir. Ayrıca fiziksel öğrenme araçları da önemli. Örneğin molekülleri gerçekten taklit eden eğitim materyalleri geliştirilebilir.

 

GENÇ ARAŞTIRMACILAR ÖZGÜR OLMALI

İki tür araştırmaya ihtiyacımız var. Biri mevcut bilgiyi kullanarak çözüm üretmeye dayalı olan ‘uygulamalı’, diğeri de geleceğin bilgisini üretmek üzerine kurulu olan ‘temel araştırma’. Bu ikisi tamamen farklı alanlar ve ayrı ayrı desteklenmeli. Belirlenecek kriterlere göre başarılı olan araştırmacı daha fazla destek almalı, başarısız olan sistem dışına çıkmalı. Bu, araştırma kalitesini ciddi şekilde artırır. Finlandiya, Güney Kore, Polonya ve Vietnam gibi ülkeler bunu başardı. Onlar eğitime yatırım yaparak toplumsal olarak büyük ilerleme kaydetti. Ayrıca genç araştırmacılara özgürlük verilmesi gerekiyor. Araştırma liderleri her şeyi kontrol etmemeli; gençlerin kendi fikirlerini geliştirmesine izin verilmeli.”

 

Haberin Devamı

Nobel ödüllü Prof. Dr. Morten Meldal: En büyük hata aşırı hırs

NOBEL’İ ÖĞRENCİLERİMİN ŞAKASI SANDIM2022 yılında Nobel ödülünü kazanmadan önce öğrencileri tarafından sıklıkla Nobel’i kazandığına dair şakaya maruz kaldığını anlatan Prof. Meldal, gerçek komiteden telefon geldiğinde ilk başta inanmadığını dile getirerek o anları şöyle anlattı:

“2022 yılında ofisimde oturmuş, öğrenciler için sunum hazırlarken telefonum çaldı. Telefona baktım, İsveç’ten bir numara. Bir hafta önce, bana bir cihaz satmak isteyen İsveçli bir şirketten sürekli aramalar geliyordu ve oldukça ısrarcıydılar. Bu yüzden İsveç numarasını görünce biraz sinirlendim. Yine de açtım. ‘Evet?’ dedim. Karşı tarafta kısa bir sessizlik oldu. Sonra ‘Nobel Ödülü Komitesi’nden arıyoruz’ dediler. Bir an için inanılmaz heyecanlandım ancak ardından aklıma öğrencilerimin yaptığı şakalar geldi. Sonra yine de konuşmaya devam ettim ve bu gerçekten harika bir deneyimdi. Nobel Ödülü Komitesi tarafından aranıp ödülü kazandığınızın söylenmesi tarif edilemez bir duygu.”

Haberin Devamı

İLHAMIM ORMANDAN GELİYOR“Küçük çocukken yaptığımız orman gezilerinde büyükbabama, ‘bitkiler birbirleriyle nasıl iletişim kurar, böcekler nereye gideceğini nasıl bilir’ gibi sorular sorardım. Tüm bunların aslında kimyasal bileşikler ve reseptörler arasındaki etkileşimlerden kaynaklandığını o zamanlar bilmiyordum ama bu konuyu anlama isteği içimde oluşmuştu. Tüm başarımın başlangıcı aslında burasıydı.”

‘KLİK KİMYASI’ NEDİR?“Bir molekülü kanser hücrelerini tanıyacak şekilde tasarlıyoruz. Bu molekül hücrelere bağlanıyor. Sonra zararsız bir formda ikinci bir molekül gönderiyoruz. Bu iki molekül hücrede ‘klik’ yapıyor, yani oraya yerleşiyor. Ve tam o noktada toksik madde serbest bırakılıyor. Yani ilaç sadece hedefte aktive oluyor. Bu, son derece umut verici bir yöntem. Biz de şu anda bunu daha ileri götürmeye çalışıyoruz. Özellikle kanser hücrelerini hedef alıp, ilacı doğrudan hücre içinde serbest bırakmaya yönelik çalışmalar yapıyoruz. Eğer bu çalışmalar başarıya ulaşırsa, bunu ticarileştirip bir girişime dönüştürmeyi de planlıyoruz.

KANSER BASİT BİR HASTALIK GİBİ TEDAVİ EDİLEBİLİRŞu anda özellikle tıp alanında çok sayıda yeni teknoloji geliştiriliyor ve bunların çoğunda farklı türde klik kimyası kullanılıyor. Bunun en önemli katkılarından biri, ilaç tedavilerinde seçiciliği artırmak. Yani ilaçlar sadece hedeflenen bölgeye etki ediyor, böylece insanlar tedavi olurken daha az yan etki yaşıyor. Bu tedavilerde amaç, tümörleri tamamen seçici reaksiyonlarla yok etmek. Yani saç dökülmesi gibi yan etkiler olmadan, doğrudan kanser hücrelerini hedef alan yöntemler. Böylece kanser, tıpkı basit bir hastalık gibi tedavi edilebilir hale gelebilir. Ayrıca klik kimyası sayesinde daha önce üretemediğimiz birçok yeni molekülü artık üretebiliyoruz. Bu da tıpta yepyeni imkanlar açıyor.”

 

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Araştırma: Bahamalar’daki köpek balıklarında kokain ve kafein kirleticileri saptandı

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.