40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.319,39%0,53
3.335,86%0,37
10.219,67%-0,06

7 Temmuz’da yan etkinlikler ve bakanlar düzeyindeki çalışma yemekleriyle başlayan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde kritik gün geldi. Zirvenin ikinci gününde devlet ve hükümet başkanları, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Liderler Toplantısı için Beştepe’de bir araya geldi. Dünyanın gözünü çevirdiği kritik oturumlarda, NATO’nun gelecek dönemde izleyeceği güvenlik politikalarına yön verecek kararların ele alınması bekleniyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvenin açılış konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Sayın Genel Sekreter ve devlet başkanları, Türkiye olarak 2030’dan önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 yapmak için tedbirlerimizi aldık. Şimdiden yüzde 1.5 hedefine ulaştık. Ülkemizin asıl başarısı savunma sanayisindeki atılımıdır.
Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumdayız. Türkiye olarak, 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi alıyoruz. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’lik bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine, Lahey’de belirlenen 2035 yılından beş sene önce erişmeyi hedefliyoruz.
Kuşkusuz ülkemizin eriştiği asıl başarı savunma sanayisindeki atılımdadır. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını, 3 yıl içinde ve taahhüt edilen tarihten önce karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine, Çelik Kubbe projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık.
Avrupa’daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak, yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan alanlarda ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova’da, Karadeniz’de, Baltıklar’da ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekât, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA’ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak, tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi NATO’ya akredite etmeyi temenni ediyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dostluğu nedeniyle zirveye katıldığını açıkça dile getiren ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk gün yaptığı açıklamalar ise toplantıların en dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme sırasında Grönland konusunu yeniden gündeme taşırken, İran’a yönelik saldırılar sırasında bazı Avrupa ülkelerinden beklediği desteği göremediğini söyledi. ABD Başkanı ayrıca Avrupa’daki Amerikan askerlerinin tamamını çekebileceği yönündeki açıklamalarını yineledi.
NATO çevrelerinde ise Trump’ın öngörülemez tavrının zirve öncesinden itibaren dikkate alındığı belirtiliyor. Zirve öncesinde konuşan önde gelen NATO ülkelerinden birinin üst düzey diplomatı, “Her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci kez göreve başlamasının ardından savunma harcamaları NATO’nun en önemli gündem maddesi haline geldi. 2025 yılında düzenlenen Lahey Zirvesi’nde üye ülkelerin savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ine çıkarılması kararlaştırılmıştı.
Ankara’daki liderler toplantısında ise bu hedef doğrultusunda kaydedilen ilerleme değerlendirilecek ve verilen taahhütlerin sahaya nasıl yansıtılacağı ele alınacak. Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya belirlenen hedefi şimdiden aşarken, Türkiye’nin savunma harcamalarının milli gelire oranı da yüzde 2,33’ten yüzde 3,8’e yükseldi.
Liderlerin gündemindeki bir diğer önemli başlık ise savunma sanayisi yatırımları olacak. Üretim kapasitesinin artırılması, altyapının güçlendirilmesi, yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve ortak tedarik mekanizmalarının oluşturulması NATO’nun öncelikleri arasında yer alıyor. Zirvenin ilk gününde gerçekleştirilen NATO Savunma Forumu’nda açıklanan on milyarlarca dolarlık yatırım kararları, savunma harcamalarının somut projelere dönüşmeye başladığının göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Son 10 yılda NATO’nun Avrupa’daki üyeleri ile Kanada savunmaya toplam 1,2 trilyon dolar harcadı. Bu ülkelerin yalnızca 2025 yılındaki savunma harcamaları yaklaşık yüzde 20 artarak 139 milyar dolarlık ek harcamaya ulaştı. NATO bundan sonraki süreçte üyelerinin ekonomik gücünü askeri kapasiteye dönüştürmeyi hedefliyor. Bunun için farklı ulusal yaklaşımların uyumlu hale getirilmesi, bürokratik engellerin azaltılması ve yenilikçi çözümlerin ön plana çıkarılması planlanıyor.
ABD’nin Avrupa’nın güvenliğini artık geçmişte olduğu gibi tek başına üstlenmeyeceğini açık şekilde ortaya koyması, NATO 3.0 konseptini gündeme taşıdı. Yeni dönemde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi, özellikle konvansiyonel savunmada daha etkin rol alması bekleniyor. Nükleer caydırıcılıkta ise ABD’nin lider rolünü sürdürmesi öngörülüyor.
Ankara Zirvesi, NATO’da daha güçlü bir Avrupa vizyonunun temellerinin atıldığı platform olarak değerlendiriliyor. NATO yetkilileri NATO 3.0’ı, Avrupa’nın daha fazla sorumluluk üstlendiği, savunma harcamalarının dengelendiği ve ABD’nin ittifaka güçlü bağlılığını koruduğu yeni yapı olarak tanımlıyor.
Liderlerin ele alacağı bir diğer önemli başlık ise Ukrayna’ya verilecek destek olacak. Zirvede Ukrayna’ya desteğin gerektiği sürece devam edeceği mesajının verilmesi bekleniyor. NATO aynı zamanda Ukrayna’nın savaş alanında özellikle insansız hava araçları ve bu araçlara karşı geliştirilen savunma teknolojileri konusunda edindiği tecrübelerden yararlanmayı hedefliyor. Ukrayna’nın NATO üyeliği konusunda ise mevcut politikada herhangi bir değişiklik öngörülmüyor. Kısa vadede üyelik yönünde yeni bir adım atılması beklenmiyor.
Zirve sonunda yayımlanacak ortak bildirinin, Lahey Zirvesi’nde olduğu gibi kısa tutulması planlanıyor. Bildiride NATO’nun kurucu belgesi olan Washington Antlaşması’nın 5. maddesi çerçevesindeki ortak savunma ilkesine bağlılık bir kez daha vurgulanacak. Avrupa ülkeleri ile Kanada’nın Lahey Zirvesi’nde verdikleri savunma harcamalarını artırma taahhütlerini yerine getirdiği de metinde yer alacak.
İttifaktaki görev paylaşımını simgeleyen NATO 3.0 vizyonuna ilişkin bildiride şu ifadelerin yer alması bekleniyor: “Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO’da daha güçlü bir Avrupa. Avrupa müttefikleri ve Kanada, ABD ile birlikte çalışarak İttifakın savunması için daha büyük sorumluluk üstleniyor.”
Bildiride ayrıca Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliği açısından uzun vadeli tehdit oluşturduğu vurgulanacak. Türkiye’nin hassasiyet gösterdiği “terörizmin NATO için süregelen bir tehdit olduğu” ifadesinin de bildiride yer alması bekleniyor.
Son dönemde ABD ile bazı Avrupa ülkeleri arasında gerilime neden olan İran konusu da bildiride yer alacak. Metinde, “Müttefikler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran’ı Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırır.” ifadelerinin bulunması öngörülüyor. Bildiride ayrıca Ukrayna’ya 2026 ve 2027 yılları için toplam 70 milyar avro seviyesinde askeri destek taahhüdünün de yer alması bekleniyor.
c

Aradığınız Fatih’e ulaşılamıyor

1
Çanakkale Boğazı gemi geçişlerine kapatıldı
11151 kez okundu
2
İmamoğlu ile birlikte diploması iptal edilmişti: Profesör hakkında yeni karar
8835 kez okundu
3
Peru’dan hırsız geldi! 1,5 milyon lirayı çaldılar
4657 kez okundu
4
Narin Güran davasında Aile Bakanlığı ve UCİM’in katılma talepleri kabul edildi
4465 kez okundu
5
Van’da otel restoranında yangın paniği
4444 kez okundu
