Hayvanlar tarafından büyütülen ormanın çocukları! Yakalanınca ilk yaptıkları bu oldu

Derleyen: Fazilet Şenol / Milliyet.com.tr – Aileleri tarafından vahşi doğaya terk edilen çocuklara vahşi ya da yabani çocuk (feral child) adı veriliyor. Üstelik bu çocuklar doğaya terk edildikten sonra hayatlarını kaybetmiyor, bir şekilde doğaya uyum sağlayarak hayvan sürülerine karışıp onlar gibi yaşamaya ve davranmaya başlıyorlar. Öyle ki bu çocuklardan bazılarının hayvanlar tarafından büyütüldüğü de iddia ediliyor. Ancak aralarında bazı hikâyeler var ki oldukça enteresan. İşte ormanda büyüyen vahşi çocuklara dair 3 sıra dışı hayat hikâyesi.

1- KURT ÇOCUK: DİNA SANİCHAR

Takvimler1872 yılını gösterdiğinde Hindistan’ın Uttar Pradeş bölgesinde bir grup avcı tarafından bulunan Dina Sanichar, küçük bir çocuk olmasına rağmen kurtlarla birlikte geziyor, onlar gibi davranıyor ve dört ayak üzerinde yürüyordu.Onu bulanlar ilk olarak ne gördüklerine anlam veremedi. Avcılar küçük çocuğu takip ettiğinde bir mağaraya girdiğini, kurtların arasında kaldığını gördüler ve mağarayı ateşe verip kurtları öldürerek çocuğu kurtlardan kurtardıklarını düşündüler. Ancak bu çocukla ne yapacaklarını da bilmiyorlardı. Çocuğu Hindistan’da bir yetimhaneye emanet ettiler ve Dina Sanichar’a adı da burada verildi. Ancak Sanichar bulunduğu yere adapte olamıyor, oldukça zor günler yaşıyordu. Aslında bırakıldığı ormandan ayrılmak insan gibi yaşamak istemiyordu.

Hayvanlar tarafından büyütülen ormanın çocukları! Yakalanınca ilk yaptıkları bu oldu

Dina Sanichar birçok kişi tarafından düşük IQ’lu olarak nitelendirildi. Yurt müdürü Erhardt notlarında onun gerizekâlı ve aptal olduğunu ama yine de zekâ belirtisi gösterdiğini söylüyordu. Bunun yanı sıra yurtta hiçbir zaman konuşma, okuma ve yazma öğrenemiyordu. Sadece hayvan sesleriyle konuşup anlaşmaya çalışıyor, dolunayda uluyor, dört ayaklıymış gibi yürümeye devam ediyordu. Normal bir şekilde yürümeye başlasa da kıyafet giymekten hoşlanmayıp çıplak geziyordu. Üstelik yetimhaneye ilk geldiği yıllarda yiyeceklerini pişmiş yemiyor, dişleriyle etlerini ve kemiklerini ayırıyordu. Hiçbir insani belirti göstermemesine rağmen arkadaş edinmeyi başarmıştı. Çünkü aynı yetimhanede onun gibi hayvanlar tarafından büyütülen başka bir çocuk daha bulunuyordu. İnsani bir hayat sürdürmekte oldukça zorlanan Sanichar’ın insani olan alışkanlıklarından biri de sigara içmek oldu. Ancak yıllar geçse de hiçbir şekilde insan hayatına adapte olamadı.10 yıl insanlarla yaşamasına rağmen boyu uzamadı, ön dişleri aşırı büyük ve kafası basık bir şekilde şekillendi. 29 yaşında ise tüberkülozdan hayatını kaybetti.


2- UGANDALI MAYMUN ÇOCUK: JOHN SSABUNNYA

UgandalıJohn Ssabunnya henüz o 4 yaşındayken, babası annesini gözleri önünde katletmişti. Annesinin vahşice öldürüldüğüne tanıklık eden küçük çocuk sıranın ona geleceğini düşünerek ormana kaçtı. Bir diğer rivayete göre John, bir anlık dürtüyle anne babasını vahşice öldürdükten sonra ormana kaçmıştı. Ebeveynlerinin John’u yalnız bıraktığına dair iddialar da mevcuttu ancak John’un büyüdüğü köydeki herkes suçlu olarak küçük çocuğu gösteriyordu. Nihayetinde tek başına kalan çocuk ormana kaçtı ve işte ne olduysa orada oldu. Bir müddet sonra yanına gelen ve ona fındık ile tatlı patates ikram eden maymunların arasına katıldı.

Alıntı Metni


Aslında Millie, John’u yakalayana kadar birçok kişi onun ormanda bir grup maymunla birlikte yaşadığını rapor etmişti. Kısa bir süre sonra John, Millie’nin köyüne geri getirildi ve birkaç hafta ilgi odağı oldu. Tüm köy halkı onu sıcak yiyeceklerle besledi. Ancak John’un vücudu bunu kaldıramadığı için günlerce ishalle mücadele etti. John derdini sadece ağlayarak anlatabiliyordu. Kimse onu evlatlık edinip bakımını üstlenmek istemese de ilk önce bir ailenin yanına yerleştirildi. Zaman içerisinde de yetimheneye verildi. Burada bin beş yüz çocukla birlikte konuşmayı, yürümeyi, tabaktan yemek yemeyi ve normal çocukların yaptığı onlarca şeyi öğrendi.

Uzayda yemek bir başkadır! Apollo’dan Artemis’e: Çatal, bıçak ve makas

İlk defa konuştuğu zaman yetimhanedeki herkes küçük çocuğun büyüleyici güzellikteki sesinden etkilendi ve onu koroya aldılar. Ancak John’un yetenekli olduğu tek şey şarkı söylemek değildi. Genç çocuğun futbola da özel bir ilgisi vardı. Bu defa ise 2003 yılında zihinsel ve fiziksel engelli çocuklar ile yetişkinler için düzenlenen olimpiyatlarda kendi takımının kaptanı olarak boy gösterdi. Bilimin ‘vahşi çocuk’ kategorisine eklediği John Ssabunnya, şu anda 42 yaşında. Futbol ve şarkı söyleyerek kazandığı paralarla Uganda Bombo’da kendisine küçük bir ev alan John’un en büyük isteği ise evlenip çocuk sahibi olmak.


3- İNCELENMESİ İSTENEN VAHŞİ ÇOCUK: VİCTOR

Fransa’da ormanlık bir alan olan Aveyron’da 1797’de üstü başı çıplak olan, her tarafı toz toprak içindeki küçük bir erkek çocuğu bulundu. Kimseyle hiçbir şekilde konuşmayan ve vahşi hareketler sergileyen çocuk köylülerin bir hayli ilgisini çekti. Bulduğu ilk fırsatta köyden kaçan çocuk bir sene sonra aynı bölgede üç kişi tarafından tekrardan yakalandı. Bu sefer bir eve götürülen çocuğa 1 hafta boyunca bakıldı, yemek verildi bir güzel yıkanıp giydirildi. Fakat vahşi çocuk bulduğu ilk fırsatta tekrar kaçıyordu.

Son kaçışından sonra oldukça şüphe uyandıran gizemli çocuk bu defa kendi isteğiyle arada bir tekrardan ortaya çıkmaya başladı. Özellikle acıktığı zamanlarda köylülerin evine gelen çocuk, daha sonra tekrar ormanın derinliklerine dalıyordu. Olaylar yaşandıktan iki sene sonra buz gibi bir kış gününde çocuk yine yakalandı. Bu yakalanışının ardından çocuk bir daha vahşi doğaya bırakılmadı ve köyün yerlileri tarafından bakıldı. Asla konuşmayan, iki el ve ayağı üzerinde yürüyen, anlaşılmayan garip sesler çıkaran çocuğun haberini alan Napolyon’un kardeşi Lucien Bonaparte, çocuğun uzmanlar tarafından incelenmesini istedi.

Çocuk üzerinde inceleme yapan uzmanlar, ergenliğe yeni girdiği kanısına varmıştı. 12 yaşlarında olduğu düşünülen çocuğa ‘Victor’ adı verildi. Dönemin ünlü doktor ve eğitmenlerinden olan Jean-Marc-Gaspard Itard tarafından eğitilmeye başlanan çocuğun gelişiminin nasıl olacağı büyük bir ilgiyle takip ediliyor ve her gün yüzlerce ziyaretçi çocuğu görmek için bulunduğu eve akın ediyordu.

Alıntı Metni

Çocuk üzerinde yapılan araştırmalardan birinde işitme duyusunun tamamen doğaya uyumlu hale geldiği görüldü. Çeşitli meyvelerin yere düşüş seslerine ve bazı hayvanların seslerine karşı anında tepki veren çocuğun, çok yakınında patlayan silah sesine karşı bir ilgi göstermediği gözlemlenmişti. Eğitiminden aylar sonra Victor sıcak soğuk ayrımı yapmaya başladı. Bu ayrımı yapmasıyla birlikte Victor’un gelişiminde bir patlama yaşandığı belirtilmişti. İlk önce banyo yaparkenki suyunun sıcaklığına dikkat etmeye başlayan çocuk, ıslak kalmamak için akşam saatlerinde banyo yapmaya yanaşmama, daha sıcak hissetmek için kıyafet giyme, sarılma gibi olaylardan keyif ve huzur alma gibi davranışları gösterdi. Tüm bunları ilk defa ağlaması takip etti.Teorilere göre ailesi tarafından 4 yaşında terk edilen Victor terk edilmeden önce zihinsel engelli veya sağırdı. Bulunduğundan sonra verilen eğitimlerle belirli bir seviyede iletişim ve empatiyi öğrenen Victor, 40 yaşına kadar sessiz sedasız yaşayarak 1828’de öldü.

Nedime düğün fotoğrafında damadı ‘taciz etti!’ Gelinin paylaşımı ortalığı karıştırdı
Katar’ı salladılar! Kylian Mbappe ve Lionel Messi, Dünya Kupası’nda kırılmadık rekor bırakmadı
PaYLaŞşşş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir