‘Padişah Darphanesi’nde Osmanlı akçesinin peşinde…
Uluslararası Balkan Üniversitesi, Makedonya’da ‘Padişah Darphanesi’ olarak adlandırılan Üsküp ve Kratova’daki Osmanlı Darphaneleri’nde basılan madeni...
ULUSLARARASI Balkan Üniversitesi (IBU), Üsküp ve Kratova’daki Osmanlı Darphaneleri ve buralarda basılan madeni paralarla ilgili çok kapamlı bir çalışmaya imza attı. Yunus Emre Enstitüsü, Halkbank ve Edirne Valiliği ile birlikte ‘Üsküp ve Kratova’da Basılan Madeni Para Koleksiyonu (XIV-XVII. Yüzyıl)’ adıyla gerçekleştirilen projede, Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Müzesi’nde ‘Osmanlı Döneminde Makedonya’ müze koleksiyonu kapsamında Üsküp ve Kratova darphanelerine ait toplam 125 madeni para incelendi.
Üniversitede bir araya geldiğimiz Rektör Prof. Dr. Lütfi Sunar, Makedonya’da Osmanlı İmparatorluğu’nun iki darphanesi olduğunu kaydederek şunları aktardı:
Kratova - Üsküp Darphane harabesi
“Burada gümüş madenleri var. Gümüş madeni para basıyor Osmanlı Devleti. Kratova’da ve Üsküp’te. Buradaki darphanelerde basılan paraların koleksiyonunu toplayıp onları hem bir esere hem bir sergiye dönüştürdük. Şimdi farklı ülkelerde, farklı illerde sergileniyor bu para koleksiyonu. Hem de o iki darphanenin tarihini ortaya çıkarmış olduk.
Prof. Dr. Lütfi Sunar - Umut Erdem / ÜSKÜP
Üsküp’teki darphane durmuyor. Kratova’dakinin binası da harabe halinde. Paraları, Üsküp Müzesi’nde çalışmış olan bir koleksiyoner yıllar içerisinde toplamış. Biz onunla işbirliği yaparak bu projeyi ortaya çıkardık. Üsküpte türbeler, çeşmeler, köprüler, hanlar, hamamlar gibi anıtsal eserlerimiz var. Bunların fotoğraflanması projesi devam ediyor. Alaca Camii ile ilgili kapsamlı bir proje yürüttük. Türk İslam kültür-sanat tarihine burada sahip çıkan bir rolü de üstleniyoruz.”
Haberin DevamıKANUNİ DÖNEMİ ALTIN ÇAĞ
Proje, Üniversite tarafından ‘Paranın Yolculuğu: Üsküp ve Kratova’da Basılan Madeni Para Koleksiyonu’ adıyla da bir yayına dönüştürüldü. Yayında Osmanlı Darphaneleri ve madeni paralarına ilişkin yapılan şu tespitler dikkat çekti:
- Üsküp Darphanesi, Sultan IV. Murat’ın (1623 -1640) hükümdarlığının sonuna kadar faaliyet gösterdi. Şimdiye kadar elde edilen verilere dayanarak Sultan IV. Murat’ın Üsküp darphanesinde para basan son sultan olduğu görülmektedir.
- Yasalara göre, 100 dirhem gümüşte 1/2 dirhemden fazla bir kayıp olmamalıydı ve 100 dirhem gümüşten 420 akçe basılmalıydı.
-Üsküp Darphanesi’nde en çok gümüş paralar, akçeler üretildi.
- Sultan II. Mehmet (Fatih), her onuncu Hicri yılda akçelerin türünü değiştirirdi. Her tasarım değişikliği akçelerin ağırlığında yaklaşık yarım karatlık bir azalmaya neden olurdu. Tasarım değişiklikleri Üsküp akçelerine de uygulandı.
- Üsküp’te basılmış 10 farklı akçe tipi kayıt altına alındı ve bunlardan bazıları gerçek manada nadir ve benzersizdir.
- Kanuni Sultan Süleyman dönemi madeni para dövmede de altın çağını yaşadı, bu da Üsküp Darphanesi’nin oldukça verimli olduğunu ortaya koymakta. Sultan Süleyman döneminde 30 adet gümüş akçe basıldı. Bu dönemdeki paralar, tasarım ve kaligrafisi zirveye ulaşmış olup bazı akçe örnekleri son derece nadir ve gerçek anlamda küçük başyapıtlar olarak değerlendirilir.
Haberin Devamı- Üsküp Darphanesi’nin 1568’de elde ettiği gelir, yaklaşık 67 bin akçeye ulaşmıştır. Kanuni döneminde darphanede altın paralar da basıldı.
SAHTEKÂRLARA KARŞI TUĞRA
- Osmanlı madeni paralarının en erken örnekleri I. Murad Hüdavendigar (1362–1389) ve I. Bayezid Yıldırım (1389–1402) dönemlerine kadar uzanmakta. Söz konusu sikkelerin önemli bir bölümü Üsküp, Kratova ve Ohri gibi şehirlerde yer alan Makedon darphanelerinde basıldı.
- Osmanlılar darphaneleri, Orhan Gazi (1324 – 1362) zamanından itibaren açılmaya başlandı.
- Fatih Sultan Mehmed (1451-1481) zamanında imparatorlukta madeni paraların basıldığı en az 15 darphane mevcuttu.
Haberin Devamı- Madeni paraların üzerindeki yazılar Arapça olup, yıllar ise Hicri yıla göre yazılmıştır. Madeni paraların arka yüzündeki padişahın damga şeklindeki tuğrasının tasarımı büyük bir hassasiyet ve sanatsal incelikle işlendi.
- Tuğra yalnızca padişahı yüceltme işlevi olmayıp aynı zamanda potansiyel sahtekârları caydıracak bir tür tehdidi de temsil ediyordu.
- Çoğu zaman yeni akçelerin ağırlığı ve değeri daha düşüktü. Kaliteli ve temiz madeni paraların aksine, düşük kaliteli, daha düşük ağırlıkta ve sahte madeni paralar dolaşıma sokuluyordu. Devletin sahtekârlara karşı dikkatli olduğu görülmekte.