Boşanmaya ‘yeşil reçete’ engeli tartışma yarattı! Milyonlarca kişi için vesayet şüphesi doğdu

Adana’da bir boşanma davasında, kadının dava dilekçesinde “eşine Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. A.B. tarafından anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğunu ve eşinin yeşil reçeteli ilaç kullandığını” yazması, Yargıtay’ın kararı bozmasına neden oldu.

Adana’da bir boşanma davasında, kadının dava dilekçesinde “eşine Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. A.B. tarafından anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğunu ve eşinin yeşil reçeteli ilaç kullandığını” yazması, Yargıtay’ın kararı bozmasına neden oldu.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

EREN KOCA - Bölge Adliye Mahkemesi’nde onanan karar Yargıtay’a geldiğinde, “erkeğe anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğu ve yeşil reçeteli ilaç kullandığı” iddiasına vurgu yapılarak “Mahkemece, bu iddia doğrultusunda davalı erkeğin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediği, diğer bir ifade ile dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır” değerlendirilmesinde bulunuldu. Yargıtay, “mahkemece yapılacak işin; davacının vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılması, gerekirse işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesinden ibaret” olduğunu kaydetti.

OY BİRLİĞİYLE 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında şunlar kaydedildi: “İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, bozma sebebine göre davalı-karşı davacı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, oy birliğiyle karar verildi.”

EN YAYGIN SORUN

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, 2021 yılında yaklaşık 359 milyon kişi, yani dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 4.4’ü bir anksiyete bozukluğu ile yaşamaktadır. Türkiye’de yapılan epidemiyolojik çalışmalar, anksiyete bozukluklarının ülkemizde de en yaygın ruh sağlığı sorunları arasında yer aldığını göstermektedir. 

‘KARAR İLİŞKİLERİ OLUMSUZ ETKİLER’

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi’nden Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan, anksiyete bozukluğu hastalığıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Anksiyete, aslında tehlike karşısında bizi koruyan doğal bir duygu ve her insan zaman zaman kaygı yaşayabilir. Ancak bu kaygı yoğunlaştığında, kişinin günlük yaşamını, ilişkilerini olumsuz etkilemeye başladığında anksiyete bozukluğundan söz edilir. Kişi çoğu zaman gerçek tehlikeyle orantısız bir şekilde sürekli endişe hisseder ve endişeyi kontrol etmekte zorlanır.” 

‘BAŞKA SOMUT ETMEN OLMALI’

Avukat Fatih Karamercan: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kararı ile anksiyete teşhisi ile yeşil reçeteli ilaç kullanan her taraf için vesayet araştırması yapılmasının kapısını açmıştır. Doğrudan akli melekeleri yok etmezler ancak uyuşukluk, dikkat eksikliği, hafıza problemleri gibi geçici yan etkilere yol açarak zihinsel performansı etkileyebilirler’ şeklinde cevap alınmaktadır. Olması gereken anksiyete teşhisi konulan ve yeşil reçete kullanan taraf açısından ayrıca başka somut etmenlerin var olmasından sonra vesayet araştırmasının yapılmasıdır. 

‘TANI VE İLAÇ YETERLİ DEĞİL’

Avukat Özlem Şen: Günümüzde çok sayıda kişi anksiyete tanısıyla tedavi görmekte ve günlük yaşamını, mesleğini sağlıklı şekilde sürdürebilmektedir. Esas değerlendirilmesi gereken husus, kişinin yargılama sürecini anlayıp anlayamadığı ve iradesini sağlıklı şekilde açıklayabilecek durumda olup olmadığıdır. Yalnızca anksiyete tanısı ya da yeşil reçeteli ilaç kullanımı bu sonuca ulaşmak için yeterli değildir.”