Biçerdöver katliamı! Bir alacak 8 can, tarifsiz acı: Kimi hayallerinin kimi sevdiklerinin peşindeydi

Afyonkarahisar’dan Eskişehir’e uzanan 74 kilometrelik güzergahta 8 kişi katledildi. ‘10’dan geriye sayarak ateş ettim’ diyen katil Arif Sefa Özdemir’in katliamı, köy çocukları için eczacılıktan vazgeçen Sena öğretmen, babasının yanında olabilmek için tayin isteyen genç anne Hilal öğretmen, yardımsever İsmail Şen ve 2 gün sonra İzmir’e gitmenin telaşında olan Aydoğmuş çiftini hayattan kopardı. Geriye öğrencilerini, çocuklarını ve sevdiklerini kaybeden ailelerin dinmeyen acısı kaldı.

Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin

ÇİĞDEM YILMAZ / EREN KOCA - Afyonkarahisar’da biçerdöver alacağı nedeniyle başlayan kavga, 8 kişinin yaşamını yitirdiği kanlı bir saldırı zincirine dönüştü. Katliamı “10’dan geriye sayarak ateş ettim” sözleriyle soğukkanlı bir şekilde anlatan katil Arif Sefa Özdemir pompalı tüfeğiyle Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Norman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ile eşi Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31), Ayşe Sena Demir’i (46) acımasızca öldürdü. Sevgi Postal’ın ağır yaraladığı saldırılarda hayatını kaybedenlerin hikâyeleri ise geride kalanların acısını daha da derinleştirdi. Köy çocuklarının ufkunu açmak için öğretmenliği seçen Ayşe Sena Demir, babasının yanında olabilmek için memleketine tayin isteyen Hilal Mete, yardımseverliğiyle bilinen İsmail Şen, 2 gün sonra memleketleri İzmir’e dönmeye hazırlanan Aydoğmuş çifti ve katilin öldürmeyi planladığı biçerdöverci 3 kişi cenaze törenleriyle son yolculuklarına uğurlandı.

Eczacılığı bıraktı

Saldırıda yaşamını yitiren 46 yaşındaki Fen Bilimleri Öğretmeni Ayşe Sena Demir, öğrencilerine duyduğu sevgi ve mesleğine bağlılığıyla tanınıyordu. Hacettepe Üniversitesi’ni dönem birincisi olarak bitirdi. Demir, eczacılık eğitimi almak istemesine rağmen öğretmenliği tercih etti. Köy okulunda görev yapmaktan mutluluk duyduğu söyleyen Ayşe Sena, öğrencilerine deneyler yaptırıyor, onların yalnızca derslerinde değil, hayata hazırlanmalarında da önemli rol üstleniyordu. 15 yıllık öğretmen olan Demir’in annesi Hayrünisa Demir, saldırıyı televizyonda alt yazıdan öğrendiğini, ardından da okul müdürünün kendisini aradığını söyledi. Kızının okuluna büyük bir şevkle gittiğini anlatan acılı anne, kızının ders sırasında telefonlara dahi yanıt vermediğini anlattı. Anne Demir, Ayşe Sena’nın öğrencilerine çok önem verdiğini belirtti. Pandemi döneminde giremediği birkaç dersin ücretinin kendisine yatırılması üzerine annesini arayan Sena öğretmenin, bu parayı ihtiyaç sahiplerine vermesini istediği bilgisi de Ayşe Sena’nın yüce yüreğini bir kez daha ortaya koydu. Ayşe Sena Demir’in cenazesi Antalya’ya getirildi. Cenazeye, Demir ile aynı araçta  bulunan meslektaşı Beden Eğitimi Öğretmeni Sultan Sema G. de katıldı. Muratpaşa Camisi’nde cuma namazının ardından düzenlenen törene ailesi, öğretmen arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Kılınan cenaze namazının ardından Demir, Aksu ilçesindeki Kurşunluğu Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Babası için geldi

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete de öğrencilerini ve okulunu seven öğretmenlerden biriydi. Evli ve 2 yaşında 1 çocuk annesi olan Mete, annesini kaybettikten sonra yalnız kalan babasının yanında olabilmek için 2 yıl önce memleketi Afyonkarahisar’a tayin istemişti. Yukarıtandır Ortaokulu’nda 2 yıldır görev yapan Mete’nin ölümü, ailesini ve meslektaşlarını yasa boğdu. Kuzeni Veysel Erbay, katile en ağır cezanın verilmesini istediklerini söyledi. Hilal öğretmen için Paşa Camisi’nde düzenlenen cenaze törenine ailesi, öğretmen arkadaşları ve vatandaşlar katıldı. Eşi Şahin Mete, tabuta sarılarak uzun süre gözyaşı döktü. Genç kadın Bayraktepe Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Herkese koşardı

Öldürülen 63 yaşındaki İsmail Şen, çevresinde yardımseverliğiyle tanınıyordu. Hayvan alım satımı yapan ve çiftçilikle uğraşan Şen, katliam günü Kıyır köyünden hayvan satın almış, ödeme yapmak için bankadan para çekmişti. Oğlu İlyas Şen, babasının kimseyi geri çevirmediğini, yolda kalanları araçlarına alıp evlerine kadar bıraktığını anlattı. Köyde ihtiyacı olanları hastaneye götürüp saatlerce yanında beklediğini söyleyen oğlu, babasının ekmeğinin peşinde bir insan olduğunu belirtti. Hayvan satın almaya giden babasının yanında 1 milyon olduğunu söyleyen Şen, babasının katilin  saldırısına tanık olduğu için öldürüldüğünü belirtti. İsmail Şen’in cenazesi cenaze namazıyla Olukpınar köyü mezarlığında toprağa verildi.

Gitme telaşındaydılar

Saldırıda ölen Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ile eşi Satı Aydoğmuş (68) İzmir’de yaşıyor, yaz aylarını memleketleri Afyonkarahisar’da geçiriyordu. Olay günü pazar alışverişi için Afyonkarahisar’a giden çiftin, köylerine 1 kilometre kala saldırıya uğradığı öğrenildi. İki gün sonra İzmir’e dönmeye hazırlanan çiftin 2 oğlu, 1 kızı ve 8 torunu vardı. Çift için Kıyır Köyü Camisi’nde cenaze namazı kılındı. Yakınlarının gözyaşları arasında uğurlanan Seydi Ahmet ve Satı Aydoğmuş, köy mezarlığında yan yana toprağa verildi. Arif Sefa Özdemir’in biçerdöver alacağı nedeniyle husumet yaşadığı Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50) ve Numan Toprak (56) da saldırıda yaşamını yitirdi. Üç kişinin cenazesi, cuma namazının ardından Kümbetaltı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Yukarıtandır Ortaokulu’nda ise eğitime bir gün ara verildi.

10’dan geriye sayıp ateş etti

Tutuklanan katil Arif Sefa Özdemir jandarmadaki ifadesinde kanlı saldırının ayrıntılarını anlattı. Biçerdöver alacağından kaynaklanan husumet nedeniyle Ahmet Uzel, Bekir Toprak ve Numan Toprak’ı öldürmeyi önceden planladığını anlatan zanlı, bu kişilerin yanına giderken aracına ruhsatsız tüfeğini aldığını belirtti. Katil, diğer 5 kişiyi ise kaçış sırasında araçlarını gasp etmek amacıyla öldürdüğünü iddia etti.

Biçerdöver operatörü olduğunu belirten Özdemir, geçen yıl Ahmet Uzel’den 40 bin euro karşılığında biçerdöver satın aldığını, Manisa ve İzmir’de çalıştığını anlattı. Biçerdöverin İzmir’de tarlada çalışırken yanması üzerine taraflarla arasında anlaşmazlık çıktığını belirten zanlı, Uzel’in geçen hafta kendisinden 11 bin euro alacağını istediğini, kendisinin ise borcun 4 bin euro olduğunu söyledi.

Telefonda karşılıklı küfür ve tehditlerin yaşandığını öne süren Özdemir, sabah saatlerinden itibaren alkol aldığını, tüfeğini ve fişek dolu kovayı aracına koyarak buluşma yerine gittiğini iddia etti.

‘Öldürmeyi kafama koydum’

Zanlı, Gazlıgöl girişinde buluştuğu 3 kişiyi Ayazini köyü kırsalına götürdüğünü belirterek ifadesinde şu sözleri kullandı:

“Tartıştık, bu şahısları öldürmeyi kafama koydum. ‘Hem babamdan para almaya hem tarlaya bakmaya gidelim’ diyerek şahısları kırsal alana çektim. Aracım ile kaçmalarını engelleyecek şekilde önlerini kestim. Araç dibine kadar yanaşıp önde bulunan Numan ve yanındaki şahsı öldürmek için kafalarına nişan alarak 2 el ateş ettim. Sonra arkadaki şahsa ateş ettim. Hareket ettiğini görünce 1 el daha ateş ederek öldüğünden emin oldum.”

Önüne çıkanı öldürdü

İlk3 cinayetin ardından araç değiştirmek için saldırılarını sürdürdüren, takip edilmemek amacıyla cep telefonunu atan Özdemir, Kıyır köyü yolunda önünü kestiği araçtaki Seydi Ahmet Aydoğmuş ve eşi Satı Aydoğmuş’u, araçlarını vermedikleri ve tüfeği almaya çalıştıkları gerekçesiyle vurduğunu söyledi. Gasp ettiği araçla ilerlerken elindeki tüfeği görüp polisi arayacağını düşündüğü başka bir araçta olan İsmail Şen’i de başından vurduğunu anlattı. Selimiye köyü nde kendisini sıkıştırdığını öne sürdüğü bir çekiciye de ateş açtığını belirtti. Afyonkarahisar merkezde aracını vermeyen Sevgi Polatlı’yı başından vurarak ağır yaraladığını söyleyen zanlı, Yukarıtandır köyünde öğretmenlerin bulunduğu aracın önünü kestiğini anlattı. Özdemir, ön koltuktaki kişinin araçtan indiğini, diğer 2 kişinin ise kaldığını söyledi ve o anları şöyle anlattı: “İnen şahsa çok sayıda kişiyi öldürdüğümü ve kaçmam için araca ihtiyacım olduğunu söyledim,  2 şahıs aşağı inmedi. Önce 10’dan geriye, sonra 5’ten geriye saydım. İndiklerini ve telefonu bırakmadıklarını görünce ikisine de ayrı ayrı nişan alarak ateş ettim ve öldürdüm. Araçtan inen şahsa zarar vermedim.”

Eskişehir yoluna giderken yanlış yola girdiğini fark edince Kütahya’ya gitmeye karar verdiğini de anlattı.

Kendisini MİT personeli olarak tanıtmış

Öğretmenleri vurduktan sonra başka araçları da gasp ederek kaçışını sürdürdüğünü anlatan Özdemir, Eskişehir’in Seyitgazi ilçesi sınırlarında Kırka ve Taşlık mahallelerinde mantar toplayan vatandaşların araçlarını silah zoruyla aldığını söyledi. Pompalı tüfeğin büyük olması nedeniyle tabanca temin etmeye çalıştığını belirten zanlı, köylerde muhtarların evlerine giderek kendisini “Ankara’dan denetleme görevlisi” ve “MİT personeli” olarak tanıttığını, beylik tabancalarını almaya çalıştığını ancak başarılı olamadığını ifade etti. Aracının çamura saplanmasının ardından yaya olarak kaçmaya devam eden Özdemir, Taşlık Mahallesi’nde anahtarı üzerinde bulunan bir aracı çaldığını, jandarmanın ‘Dur’  ihtarına uymayarak kaçtığını anlattı. Jandarmanın aracın lastiklerine ateş ederek durdurduğu Özdemir, ekiplerin müdahalesine ateşle karşılık verdi. Çatışmada bir astsubayı yaralayan Özdemir,  araçtan inerek yaya kaçmaya çalışırken yakalandı.