40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.319,39%0,53
3.335,86%0,37
10.219,67%-0,06







(ANKARA) – Türk Tabipleri Birliği (TTB), 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla “Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolu barış ve demokrasiden geçer” açıklamasını yaptı.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaş ve çatışmaların milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine, yaralanmasına ve yerinden edilmesine yol açtığı belirtildi.
Sağlık kurumlarının tahrip edildiği, sağlık çalışanlarının hedef alındığı ve sağlık hizmetlerine erişimin engellendiği ifade edilen açıklamada, savaşın fiziksel ve ruhsal yaralarının kuşaklar boyunca taşındığı vurgulandı.
“SAĞLIK HAKKININ GÜVENCE ALTINA ALINMASININ YOLU DEMOKRASİDEN GEÇER”

Savaşın yalnızca ölüm ve yaralanmalara değil; ruhsal travmaya, zorunlu göçe, yoksullaşmaya, sağlık hizmetlerinin aksamasına ve toplum sağlığının bozulmasına da neden olduğu kaydedilen açıklamada, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur. Sağlık hakkının güvence altına alınmasının yolu barış ve demokrasiden geçer. Bu nedenle savaşa karşı çıkmak ve barışı savunmak, hekimlik değerlerinin ve halk sağlığını koruma sorumluluğunun ayrılmaz bir parçasıdır” denildi.

Filistin başta olmak üzere sivillerin yaşam hakkının ihlal edildiği, sağlık kurumlarının ve sağlık çalışanlarının saldırıya uğradığı her yerde savaş ve şiddet politikalarına karşı çıkıldığı belirtilen açıklamada, savaşların ve işgallerin son bulması istendi.
“KÜRT SORUNU SAVAŞ VE GÜVENLİK POLİTİKALARIYLA ÇÖZÜLEMEZ”
Türkiye’nin de uzun yıllardır ağır toplumsal ve insani bedellere yol açan çatışmalı sürecin sonuçlarını aşma ve kalıcı bir barış kurma sorumluluğuyla karşı karşıya olduğu ifade edilen açıklamada, Kürt sorununun çözümüne ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
TTB, “Biz Türkiye’nin uzun yıllardır çözülemeyen temel sorunlarından biri olan Kürt sorununun da savaş ve güvenlik politikalarıyla değil; demokratik, müzakereci ve barışçıl yollarla, temel hak ve özgürlükler temelinde çözülmesi gerektiğini savunuyoruz. Silahların susması ve çatışmaların sona ermesi önemli ve değerlidir. Ancak kalıcı barış yalnızca çatışmasızlıkla değil, demokrasinin, insan haklarının ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınmasıyla mümkündür” açıklamasında bulundu.

Silahların susması ve çatışmaların sona ermesinin önemli olduğu belirtilen açıklamada, kalıcı barışın yalnızca çatışmasızlıkla sağlanamayacağı, demokrasinin, insan haklarının ve eşit yurttaşlığın güvence altına alınması gerektiği vurgulandı.
“KAYYUM UYGULAMALARINA SON VERİLMELİ”
Kalıcı toplumsal barışın sağlanabilmesi için hakikatle yüzleşilmesi, adalet ve yargı bağımsızlığının güvence altına alınması gerektiği belirtilen açıklamada, adil yargılanma ve savunma hakkının korunması çağrısı yapıldı.
Halkın seçme ve seçilme hakkı ile yerel demokratik iradeyi zedeleyen kayyum uygulamalarına da son verilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, “Hakikatle yüzleşmeden, adalet ve yargı bağımsızlığı sağlanmadan, adil yargılanma ve savunma hakkı güvence altına alınmadan ve halkın seçme-seçilme hakkı ile yerel demokratik iradeyi zedeleyen kayyum uygulamalarına son verilmeden yaşanan toplumsal travmanın onarılamayacağını ve kalıcı bir toplumsal barışın inşa edilemeyeceğini biliyoruz” denildi.
“SAĞLIK HAKKI DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARINDAN AYRI DÜŞÜNÜLEMEZ”

Kalıcı barış ve demokrasinin sağlık açısından önemine de dikkat çekilen açıklamada, çatışmaların ve antidemokratik uygulamaların sağlık hizmetlerinin sürekliliğini bozduğunu, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını ağırlaştırdığını ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikleri derinleştirdiği belirtildi.
Hapishanelerde sağlık hakkı, hasta mahpusların sağlık hizmetlerine erişimi, anadilinde sağlık hizmeti ve sağlık çalışanlarının mesleki bağımsızlığı gibi başlıkların sağlık hakkının demokrasi, eşitlik ve insan haklarından ayrı düşünülemeyeceğini gösterdiği kaydedilen açıklamada, TTB’nin sağlık hakkının herkes için eşit ve erişilebilir olduğu, sağlık çalışanlarının güvenli ve insanca koşullarda çalışabildiği, hekimlerin mesleki bağımsızlığının korunduğu ve ayrımcılığın olmadığı bir toplum için mücadeleyi sürdüreceği vurgulandı.
Açıklamada, “Geçmişte olduğu gibi bugün de savaşın, şiddetin, ayrımcılığın ve nefret dilinin karşısında yaşamın, barışın, demokrasinin yanında olmaya devam edeceğiz” denildi.


TCG Işın Gemisi Girne’de Arama Çalışmalarına Katıldı

1
Belediye başkanına tepki gösterince yaka paça salondan atıldı: Yalan konuşuyorsun
15943 kez okundu
2
Yakalanmamak için 3 saatte bir adres değiştirdi! Kaçış rotası film sahnelerini aratmadı
12789 kez okundu
3
Çanakkale Boğazı gemi geçişlerine kapatıldı
11186 kez okundu
4
İmamoğlu ile birlikte diploması iptal edilmişti: Profesör hakkında yeni karar
8876 kez okundu

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.