h Dolar 40,2607 % 0.13
h Euro 46,7252 % 0.13
h Altın (Gr) 4.319,39 %0,53
a
X
  • Egik.Net
  • Haberler
  • 6 Yaşındaki Toprak 17 Ameliyata Rağmen Yaşama Sevincini Kaybetmiyor

6 Yaşındaki Toprak 17 Ameliyata Rağmen Yaşama Sevincini Kaybetmiyor

Göz tansiyonu nedeniyle görme yetisini tamamen kaybeden 6 yaşındaki Toprak Ekmekçi, geçirdiği 17 ameliyata rağmen yaşama sevincini kaybetmiyor.

Çorlu’da yaşayan Toprak’ın görme engeli, henüz 3 aylıkken gözlerinde sorun olduğundan şüphelenilmesi üzerine götürüldüğü hastanede yapılan tetkiklerle ortaya çıktı. Doktorlar, Toprak’ın iki gözünün de görmediğini belirledi.

Bu haberle büyük üzüntü yaşayan aile, oğullarının tedavisi için harekete geçerek İstanbul’daki hastaneler başta olmak üzere çok sayıda sağlık kuruluşuna başvurdu.

Toprak, 3 aylıkken başlayan tedavi sürecinde görme umuduyla narkozlu muayeneler de dahil 17 kez ameliyat masasına yattı. Büyük acılar yaşayan Toprak’ın görme yetisinde ise tüm çabalara rağmen herhangi bir gelişme olmadı.

Tedavi süreci ailenin maddi imkanlarını da zorlarken anne Ayla Ekmekçi ev temizliği işinde, baba ise iki işte birden çalışmaya başladı. Aile, Toprak’ın tedavi masraflarını karşılayabilmek için alyanslarını dahi sattı.

Hayatı hastaneler ve rehabilitasyon merkezleri arasında geçen Toprak, bugün 6 yaşında ve ilk kez baston kullanmaya başladı. Gittiği yerleri ezberleyen, çevresindeki sesleri takip ederek yönünü bulmaya çalışan Toprak, yaşadığı tüm zorluklara rağmen gülmeye, parklarda oynamaya ve hayata tutunmaya devam ediyor.

Toprak’ın annesi, oğlunun tedavisini sürdürebilmek ve Çorlu’daki kısıtlı eğitim imkanları nedeniyle daha iyi bir eğitim almasını sağlamak için yetkililerden destek bekliyor.

Toprak ve annesi Ayla Ekmekçi, 17 ameliyatla geçen tedavi sürecini, yaşadıkları maddi ve manevi zorlukları ve tüm güçlüklere rağmen sürdürdükleri mücadeleyi AA muhabirine anlattı.

“Toprak’ın son muayenesi için eşimle ikimiz alyanslarımıza kadar sattık”

Ekmekçi, doğum sürecinde her şeyin normal ilerlediğini ve doktorların herhangi bir ciddi sorun tespit etmediğini söyledi.

İlk aylarda arkadaşlarının yönlendirmesiyle Toprak’ı göz doktoruna götürdüklerini belirten Ekmekçi, burada acı gerçekle karşılaştıklarını ifade ederek, “Doktor, iki gözünün de görmediğini söyledi. O an eşimle birlikte dünyamız başımıza yıkıldı. Hiç beklemediğimiz bir anda gelen bu haberle ayaklarımızın bağı çözüldü. Sonrasında bunu idrak etmek de kolay olmadı. Çok ağır bir süreçti.” ifadelerini kullandı.

Bu gelişmenin ardından Toprak’ın tedavisi için harekete geçtiklerini anlatan Ekmekçi, uzun ve zorlu bir ameliyat sürecinin başladığını kaydetti.

Toprak’ın çocukluğunun büyük bölümünün hastanelerde geçtiğini belirten Ekmekçi, “İstanbul’a tedaviye getirdik. Toprak şu ana kadar narkozlu muayeneler dahil 17 ameliyat oldu. Bizim için çok zorlu bir süreçti. Ben hastanede tek başıma Toprak’la kalıyordum, babası aşağıda, soğukta kapının önünde arabanın içinde yatıyordu. Yanımızda kimse yoktu. Toprak’ın son muayenesi için eşimle ikimiz alyanslarımıza kadar sattık. Çok zor zamanlar geçirdik ama yine de vazgeçmedik.” diye konuştu.

Tedavi sürecinde hem maddi hem de manevi açıdan zorlandıklarını belirten Ekmekçi, doktorların Toprak’ın yeniden görme ihtimalinin bulunmadığını söylemesine rağmen umutlarını kaybetmediklerini ifade etti.

Aile, Toprak’ın eğitimi ve tedavisi için destek bekliyor

Ekmekçi, içindeki umudu öldürmek istemediğini belirterek, “Her doktora gittiğimizde seviniyorum ama doktorlar ‘Umut etmeyin, bir daha göremeyebilir.’ dediklerinde büyük hayal kırıklığı yaşıyorum ve o kapıdan her defasında ağlayarak çıkıyorum. Bir çocuğun 3 aylıkken ameliyat olması kolay bir şey değil. Doktor bize, ‘Oğlunuz ameliyat masasından kalkamayabilir, narkozu kaldıramayabilir. Onaylıyor musunuz?’ diye sordu. Biz ona bile imza attık. Çünkü çok acı çekiyordu Toprak.” şeklinde konuştu.

Maddi imkanları yetersiz olmasına rağmen oğullarının tedavisi için ellerinden geleni yaptıklarını anlatan Ekmekçi, “Bulduğumuz bütün doktorlara götürüyoruz. Hala araştırıyoruz. Ne kadar pahalı olursa olsun eşim bir şekilde hallediyor. Eşim iki işe birden gidiyor. Servis şoförü ama servis aralarında oto yıkamada çalışıyor. Ben de ev temizliğine gidiyorum. Ev temizliğinden biriktirdiğim parayı muayene ücretlerine veriyorum. Gitmediğimiz doktor kalmadı.” ifadelerini kullandı.

Toprak’ın kendileri için her şey olduğunu vurgulayan Ekmekçi, “Toprak bizim her şeyimiz, ondan başka kimsemiz yok. Bazen diyorum ki, ‘Toprak, niye hiç yüzün gülmedi? Doğduğundan beri hep hastane, hep rehabilitasyon merkezi.'” dedi.

Toprak’ın tedavisinin yanı sıra eğitimini de düşündüklerini belirten Ekmekçi, Çorlu’daki imkanların yetersiz kaldığını söyledi.

Ekmekçi, yetkililere ve yardımseverlere çağrıda bulunarak, şöyle devam etti:

“Biz Çorlu’dayız. Toprak’ın eğitimi burada çok kısıtlı. Daha iyi bir eğitim alabilmesi için bizim de desteğe ihtiyacımız var. Ben onun eğitimi ve büyümesi için mecburen evdeyim, çalışamıyorum. Tüm çareleri de tükettik, belki kök hücre tedavisi var. Ona götüreceğim. O da olmazsa artık yapacak bir şey yok. Allah’ım verdi, öyle. Her türlü kabul ediyoruz durumumuzu ama ben ‘Çabalamadım, hiçbir şey yapmadım.’ demek ve ileride vicdan azabı çekmek istemiyorum. Bir anne olarak elimden gelen her şeyi yapacağım. Eşimle çok mücadele verdik. Sadece biz değil, Toprak da çok mücadele verdi. 3 aylıkken ameliyat olmak ne demek.”

Ekmekçi, eşinin de Toprak’ın hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, “Babası Toprak için elinden geleni yapıyor. Kendi sevgi görmediği için Toprak’a aşırı ilgi gösteriyor. Babası kahveye gitmez, çarşıda gezmez. İş çıkışı hemen eve gelir. Zaten iki işte çalıştığı için eve çok yorgun geliyor. Yine de Toprak’la oynamadan, onunla ilgilenmeden uyumaz.” dedi.

Annemin yüzünü görmeyi çok istiyorum”

Karanlık bir dünyada yaşamasına rağmen hayata bağlılığını ve neşesini koruyan Toprak ise kendisine ve annesine olan sevgisini şu sözlerle anlattı:

“Sürekli ameliyat oluyorum. Ben ameliyatlardan yoruldum. Dünyada en çok annemi seviyorum ve annemin yüzünü çok merak ediyorum. Annemin yüzünü görmeyi çok istiyorum. Dünyam karanlık ama ben mutluyum. İnsanları ve hayvanları çok seviyorum.”

Hayallerinden de bahseden Toprak, “En büyük hayalim koşmak. Büyüyünce bilgisayar mühendisi olmak istiyorum. Şimdi baston kullanmayı öğrendim. Bastonla çok rahat yürüyorum. Ders yapmayı ve okula gitmeyi seviyorum. Bütün çocuklar birbirini sevsin.” dedi.

Toprak, parkta kendisini en çok mutlu eden şeyin ise salıncak sesi olduğunu belirterek, “Parka gittiğimizde salıncak sesini duyuyorum. Salıncak sesi beni mutlu ediyor.” diye konuştu.

PaYLaŞşşş
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.