40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.319,39%0,53
3.335,86%0,37
10.219,67%-0,06







Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan tarafından 7 Ağustos Cuma günü Mekke’de imzalanan anlaşma, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının, üçüne birden yapılmış saldırı olarak değerlendirilmesini öngörüyor. Anlaşmayla tarafların ortak savunma kapasitesinin ve caydırıcılığının güçlendirilmesi hedeflenirken, kriz durumunda ortak askeri desteğin hangi koşullarda ve nasıl uygulanacağına ilişkin ayrıntıların henüz netleşmediği belirtiliyor.

İngiltere merkezli Orta Doğu haberlerine yapan yayın kuruluşu Middle East Eye’a konuşan üç Suudi kaynak, Riyad’ın, “en azından şimdilik” Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na Mısır’ın dahil olmasını istemediğini söyledi. Kaynaklar, Suudi Arabistan’ın tutumunun, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi yönetimine yönelik artan rahatsızlığın yanı sıra Riyad’da Kahire’nin geçmişte olduğu kadar stratejik ve askeri değer sunmadığı yönündeki kanaatten kaynaklandığını açıkladı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ağustos Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Mısır’ın, Türkiye açısından “doğal bir ortak” olduğunu belirterek, teknik meselelerin çözülmesinin ardından Kahire’nin ittifaka katılmasının önünde bir engel bulunmadığını söylemişti.

Middle East Eye’ın aktardığına göre, Ankara, Mısır’ın anlaşmaya dahil edilmesi için yoğun çaba gösterdi ve Kahire’ye katılım teklifinde bulundu. Ancak Mısır’ın anlaşmaya katılmaya hazır olmadığını belirtmesi üzerine Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan anlaşmayı Kahire olmadan imzaladı. Suudi kaynaklar ise “Mısır’ın anlaşmaya katılmayı kendisinin reddettiği” yönündeki değerlendirmeye karşı çıktı. Kaynaklardan biri, Kahire’nin anlaşmaya katılmamasının, Riyad’ın tutumundan kaynaklandığını savundu.

Suudi kaynaklar, Riyad’ın Sisi yönetimine yönelik rahatsızlığının temelinde, Mısır’ın bölgesel güvenlik meselelerindeki tutumunun bulunduğunu öne sürdü. Kaynaklara göre, Suudi Arabistan, Sisi’nin 2013’te iktidara gelmesinin ardından Kahire’nin en önemli mali destekçilerinden biri oldu ve Mısır ekonomisini desteklemek amacıyla yaklaşık 25 milyar dolar harcadı ancak Mısır’ın önemli güvenlik meselelerinde Riyad’ın beklediği desteği vermedi.
Kaynaklardan biri, Mısır’ın, Suudi Arabistan’ın Yemen’de Husilere karşı yürüttüğü savaşta oynadığı rolü “asgari düzeyde ve güvenilmez” olarak nitelendirdi. Suudi kaynaklar ayrıca, Kahire’nin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile yakınlaşmasından duyulan rahatsızlığa dikkati çekti.
Riyad ile Abu Dabi arasında, özellikle Güney Yemen’deki ayrılıkçı gruplara yönelik destek konusunda görüş ayrılıkları bulunurken, kaynaklar Mısır’ın BAE ile ilişkilerinin Suudi Arabistan’ın Kahire’ye yönelik güvenini zayıflattığını savundu.
Kaynaklar, BAE’nin Somaliland’daki faaliyetleri, İsrail’le ilişkileri, Etiyopya’nın Büyük Rönesans Barajı konusundaki tutumu ve Sudan’daki Hızlı Destek Kuvvetleri’ne yönelik desteğinin Riyad ile Abu Dabi arasında sorunlara neden olduğunu belirtti.


Suudi kaynaklar, Riyad’ın, Türkiye ve Pakistan’ın savunma alanında Mısır’dan daha fazla katkı sunabileceğini değerlendirdiğini aktardı. Türkiye’nin, gelişmiş savunma sanayisi, Pakistan’ın ise köklü bir silah üretim sektörü ve büyük bir daimi orduya sahip olması, iki ülkenin anlaşmadaki rolünü güçlendiren unsurlar olarak gösterildi. Buna karşılık kaynaklar, Mısır’ın askeri üretim kapasitesinin aynı düzeyde ileri savunma teknolojisi sunmadığını ve ülkenin askeri kapasitesinin de sorgulandığını ifade etti. Kaynaklara göre, Riyad’ın Mısır’ı anlaşmaya dahil etmeme yönündeki tutumu, yalnızca Kahire’nin siyasi tercihleriyle değil, yeni bölgesel güvenlik mimarisine sağlayabileceği somut katkının değerlendirilmesiyle de ilgili.

Suudi Arabistan’ın tutumu, Mısır’ın Ortadoğu’daki geleneksel rolünün gerilediğine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı bir dönemde geldi. Mısır, uzun yıllar Körfez ülkelerinin önemli askeri ortaklarından biri olarak öne çıkmış, 1991’de Irak’ın Kuveyt’ten çıkarılması amacıyla oluşturulan ABD öncülüğündeki koalisyona da katılmıştı. Ancak Suudi kaynaklar, Sisi döneminde Mısır’ın dış mali desteğe daha fazla bağımlı hale geldiğini ve buna karşılık bölgesel güvenlik meselelerinde daha az katkı sunduğunu savundu. Kaynaklardan biri, Riyad’daki karar alıcıların Sisi’nin sadakati konusunda ciddi endişeler taşıdığını ve Suudi Arabistan’ın Türkiye ve Pakistan’la ilişkilerini Kahire ile ilişkilerinden daha güvenilir gördüğünü söyledi.
Bununla birlikte Suudi kaynaklar, Mısır’ın anlaşmanın dışında bırakılmasının Kahire’nin ileride ittifaka katılmasının önünü tamamen kapatmadığını, ancak Riyad’ın mevcut tutumunun Mısır’ın şimdilik anlaşmanın dışında kalması yönünde olduğunu belirtti.


İspanya, Sebte’ye yasadışı giren göçmenlerin tamamını Fas’a geri gönderecek

1
İsrail’in Askalan kentinde zorunlu askerlik karşıtı Harediler, askeri polis komutanının evini bastı
6235 kez okundu
2
Netanyahu’dan Suudi Arabistan’ı kızdıracak sözler: Filistin devleti orada kurulabilir
6021 kez okundu
3
Trump’la kavgasının ardından Zelenskiy’e Avrupa ülkelerinden destek: Ukrayna yalnız değildir
5725 kez okundu
4
Dünyada sadece 1 tane var! 24 saat başında nöbet tutuyorlar
3760 kez okundu
5
Vakalar patladı, Avrupa ülkesinde maske zorunluluğu geri dönüyor
3612 kez okundu

Alanya’da dağlık alana kaçırıp 15 milyon avroluk senet imzalattılar! 7 şüpheli adliyede
217 yıla kadar hapsi isteniyordu! Tanju Özcan, ‘Ortada suç yok’ deyip beraatini istedi
Ankara’da 6 faili meçhul siber olay aydınlatıldı
Ankara’da kaçakçılık operasyonu: 11 kişi hakkında işlem başlatıldı
Son Dakika: Ortak Yazılı Sınav Sistemi nasıl uygulanacak?
DEM’den YENİ Parti’ye ‘hayırlı olsun’ ve ‘süreç’ ziyareti | ‘Biz kurşun askerler içinde değiliz’
Ömer Sarıgül ve 14 kişiye tutuklama
Üç büyük ilde başkanlar değişmedi
Milas Belediyesi’ne operasyon! 29 şüpheli gözaltına alındı
Vize şirketlerine operasyon! Randevu sistemini kilitleyip, 300 euroya satmışlar
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.