40,2607$% 0.13
46,7252€% 0.08
53,9495£% 0.21
4.319,39%0,53
3.335,86%0,37
10.219,67%-0,06

Tunceli’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku’yla ilgili yürütülen soruşturmada son haftalarda önemli gelişmeler yaşanıyor.
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 13 Nisan’dan itibaren 17 kişi gözaltına alındı, daha sonra aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlunun da bulunduğu 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Olayın yankıları sürerken Tuncay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı. Habertürk’te yer alan habere göre; Sonel, ifadesinde şunları söyledi: “Gülistan’ın hamile kaldığı iddiası yalan. SİM kart verileri silinsin diye bir talimatım yok. Kamera kaydı silinsin diye bir talimatım da olmadı. Oğlumun cinayeti işlediği iddiası çirkin bir iftira.”
Tuncay Sonel, Doku’nun SİM kartını Ankara’ya gönderme işlemini kendisinin korumalara talimat verdiğini kabul etti. Eski vali, ifadesinde Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’nun “SİM kart bizde, cumhuriyet savcılarına ulaştıramıyoruz” dediği iddiasında bulunurken, abla Doku ise valinin zorla kendilerinden SİM kartı aldıklarını öne sürmüştü.
Tuncay Sonel, koruması Şükrü Erdoğdu’ya SİM kartını verdiğini ve Ankara’daki eski polis Gökhan Ertok’a gönderdiğini ifade etti. “Kartı neden adli makamlara teslim etmediği” sorulan Sonel’in, “Tamamen insani bir refleksle, hızlı bir şekilde bulunmasını istediğim için yaptım” cevabını verdiği belirtildi.
SİM kartın teslimiyle ilgili bir soru daha sorulan Sonel, “Soruşturmayı yürüten makamlara teslim etmedim ancak Tunceli Başsavcısıyla zaman zaman görüşüyordum. Ona bilgi verdiğimi düşünüyorum” dedi.
Tuncay Sonel, rapor geldiğini ve 2 ayrı noktaya korumalarını gönderip keşif yaptırdığını ifade etti; ancak adli makamlara bildirilmemesini açıklayamadı. Oğlunun kesinlikle Gülistan Doku’yu tanımadığını öne süren Sonel, oğluyla ilgili tüm iddiaları “İftiradır, oğlumun silahı yoktur. Ne kendi silahı vardı ne de korumalardan silah alırdı” diyerek reddetti.
Öte yandan Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Gülistan’ın anne ve babasından DNA örnekleri alındı. Örneklerin eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde kullandığı araçtaki bulgularla karşılaştırılacağı öğrenildi.
Ablası Aygül Doku’nun aktardığına göre Gülistan, kaybolmadan kısa süre önce ailesini aradı ve sınavlardan sonra onları ziyaret edeceğini söyledi. Soruşturma dosyasına göre Gülistan, 4 Ocak 2020 günü bir kafede işe başladı. Bir süre önce ayrıldığı Abakarov de kafenin üstündeki bir dairede yaşıyor ve o da başka bir kafede çalışıyordu. O gün Gülistan, kendisine gelen telefonların ardından kafeden ayrıldı ve üst kattaki daireye çıktı. İlerleyen saatlerde evden ayrıldı. Abakarov da arabayla peşinden gitti. Esnaf Hasan Mor, o gece sokakta iki kişinin tartıştığını görünce polisi aradı. BBC Türkçe’ye konuşan Mor’un aktarımına göre genç erkek, genç kadını “Araca bin” diyerek zorluyordu. Soruşturma dosyasına göre polis olay yerine geldiğinde Gülistan oradan ayrılmıştı. Yurda giriş saatini kaçıran Gülistan, o gece öğretim üyesi Hatice Keneş’in evinde kaldı. Keneş’in verdiği ifadeye göre Gülistan, eve geldiğinde iyi görünmüyordu. O gece Gülistan’ın WhatsApp’tan Abakarov’a attığı mesajlar arasında “Korkuyorum” ifadesi de vardı.
Gülistan, 5 Ocak sabahı Abakarov’un çalıştığı kafeye gitti. Dosyaya giren kamera kayıtlarında ikisinin kafe önünde konuştuğu görülüyor. Başka bir görüntüye göre de Gülistan, bu görüşmeden sonra bir minibüse bindi. Pazar günü olmasına rağmen yurt değil üniversite istikametine gitti. O gün son olarak arkadaşı Küba ile iletişim kurdu. BBC Türkçe’ye konuşan Küba, iletişimlerinde Doku’nun kendisine bir sorunu olduğunu söylediğini, “Ama ben gelince anlatayım. Hatta bu gece sende kalabilir miyiz?” dediğini söylüyor. Gülistan, o gün ortadan kayboldu.
İleride soruşturma dosyasına girecek ve bir aracın kamerasına takılan görüntülerde, Gülistan olduğu düşünülen bir kişi, üniversite yakınlarındaki Dinar Köprüsü üzerine otururken görülecekti. BBC Türkçe’ye de konuşan iki üniversite çalışanı ise o gün saat 16.40 sıralarında, Gülistan’ın eşkâline uyan birini köprü üstünde, şehir tarafına doğru yavaşça yürürken gördüklerini söyleyecekti. Arkadaşları o gün haber alamayınca Gülistan’ı aramaya başladı. Bulamayınca polise başvurdular. Ailesi de bir gün sonra Diyarbakır’dan Tunceli’ye gitti ve kayıp başvurusunda bulundu.
Haziran 2024’te Ebru Cansu, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na atandı. Cansu, göreve geldikten sonra dosyayı yeniden ele aldı. Zaman içinde yeni bulgulara erişildi. Bunların arasında, gizli tanık ifadesi, sosyal medya ve cep telefonu incelemeleri ve yeni mobese görüntüleri de vardı.
Yeni bulguların ardından Nisan ayında farklı illerde 17 kişi gözaltına alındı.
Bu kişilerden U. A., S. G., S. Ö., B. Y. ve Y. E. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer isimlerin hepsi tutuklandı.
Adalet Bakanlığı, şüphelilerden Umut Altaş’ın ise ABD’de bulunması nedeniyle geçici tutuklanması ve kırmızı bültenle aranması için resmi süreç başlattı. Tutuklanan isimler ifadelerinde suçlamaları reddetti.
Gözaltılarla birlikte yeni detaylar ortaya çıktı. İfade tutanakları ve tutuklama sevk yazılarında dosyadaki “Şubat” adı verilen gizli tanığın önemli iddialarda bulunduğu görülüyor. Gizli tanık, 27 Aralık’ta Sonel, Altaş, Gülistan ve Gülistan’ın bir arkadaşının Gençlik Merkezi’nde uyuşturucu kullanıp hep birlikte cinsel ilişkiye girdiklerini iddia etti. Aynı gizli tanık ayrıca Gülistan cinsel ilişkiye rıza göstermediği için Sonel ve Altaş’ın Gülistan’a darp sonrası tecavüz ettiklerini, Gülistan’ın olay sonrası hamile kaldığını öne sürdü.
Gizli tanık, ilerleyen süreçte de Sonel’in Gülistan’ı öldürdüğünü iddia etti. İddiasına göre Sonel, cinayet sonrası olay yerine babasının koruma polisi Şükrü Eroğlu’nu çağırdı. Aynı iddiaya göre Eroğlu cesedi, Pertek ilçesinin Koçpınar köyündeki mezarlığın yanındaki ağacın altına gömdü ancak cesedin yeri bir-iki yıl önce değiştirildi.
Sonel ve Eroğlu iddiaları reddetti. Soruşturma dosyasına göre Jandarma Suç Araştırma Timi ekipleri 12 Ocak 2025’te tarif edilen bölgeyi taradı. Gizli tanığın beyan ettiği yer boştu.
Yapılan incelemede buraya ceset ile birlikte sırt çantası şeklinde bir cisim ile silah da gömülmüş olabileceği, boşlukta meydana gelen oksitlenmenin bu nedenle oluştuğu değerlendirildi.
Savcılık, uzmanlık raporu ile gizli tanık beyanın uyumlu olduğunu ve gizli tanık beyanına itibar edilebileceğine kanaat getirdi.

Manisa’da kardeş kavgası kanlı bitti: Ağabey bıçaklanarak öldürüldü
1
Bolu İl Özel İdaresi Genel Sekreteri ve Yardımcısı gözaltına alındı
4814 kez okundu
2
İmamoğlu’nun tutuklanmasının korkunç maliyeti… Emeklinin 10 yıl boyunca alacağı 4 bin liralık bayram ikramiyesi bir gecede yakıldı!
4085 kez okundu
3
Narin Güran davasında yeni gelişme: Cinayet saatindeki 45 adım dava dosyasında
3697 kez okundu
4
Vatandaşın Tapulu Arazisine Devlet El Koyabilecek!
3377 kez okundu
5
Hisseli tapular için yeni şart yürürlüğe girdi
2746 kez okundu

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.